2010 Yazıydı, vadide bi yürüyüş yapayım dedim. Bir saat yürüdükten sonra, vadi merdiveninden çıkışa ulaşmak üzereydim. Allah allah, kadının biri elinde örgü örerek geziyor yavaş yavaş, arkasında da, tüyleri dökülmüş, çelimsiz bir horoz. Kadın nereye o da oraya. Günaydın, tavuk peşinizden ayrılmıyor maşallah dedim, sert sert baktı, o tavuk değil, onun bir adı var. Şakamı yapıyor diye baktım yüzüne, gayet ciddiydi valla. Onun adı Celep, soyadı da Celepçioğlu dedi. Haydaaaa, nerde besliyorsun dedim, birlikte yaşıyoruz dedi. Zor olmuyormu bakımı? Artık bende ciddileştim, yoo, karton kutuda yaşıyor benle beraber, o benim oğlum!
Gülsemmi ağlasammı bilemedim ama çok üzüldüm. Oğlu kızı varmış ama arayıp sormuyorlarmış, kocasıda vefat etmiş.
Kalabalıklar içinde bile, yalnız insanlar var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder