Ticari 2 taksi karşı apartmanın önüne yaklaştı. Birkaçkişi damadın eşyalarını taşıyordu. Bir kolu ve bacağı felçli baba, onlara bakıyordu çaresiz. Dul ve bir çocuklu genç bir kadınla dün nikahı kıyılmıştı oğlunun. Annesi çok üzgündü, yolda karşılaştığımızda hiç istemediğini söylemişti bu evliliği. Zayıftı, erimiş resmen. Seninde kızın var, aynı şey onun başına gelse üzülmezmiydin dedim. Mavi gözleriyle derin derin bakıp ''haklısın'' demişti
Gelin ve damatta çıktılar apartmandan, damat babayla vedalaştı, sırtını sıvazladı baba. Anne gelini soğuk bir şekilde öptü, oğluyla vedalaşamadı. O da annesine bakamıyordu, içine ağlıyordu belliki.Anne dayanamadı içeriye kaçtı. Kızkardeşi hiç görünmedi bile. Baba el salladı arkalarından, birsüre kalakaldı öylece. Hatıralarını, üzüntülerini, acılarını, şansını, kaderini bagaja koyup gitmişti oğlu.
Gelin ve damatta çıktılar apartmandan, damat babayla vedalaştı, sırtını sıvazladı baba. Anne gelini soğuk bir şekilde öptü, oğluyla vedalaşamadı. O da annesine bakamıyordu, içine ağlıyordu belliki.Anne dayanamadı içeriye kaçtı. Kızkardeşi hiç görünmedi bile. Baba el salladı arkalarından, birsüre kalakaldı öylece. Hatıralarını, üzüntülerini, acılarını, şansını, kaderini bagaja koyup gitmişti oğlu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder