Ağır geçen bir kış günü, Ankara'da, boşanmanın dayanılmaz ağırlığının ağlamaklı duygusu. Evet boşanıyorum beni yıllardır aldatan 2 yüzlü adamdan. Yıllar önce giyindiğim gelinliği, teslim ediyorum Ankara'nın bembeyaz karlarına. Ateşle duman arasında kalmış çıra gibiyim. Çocuklarım için bile bile katlandım 14 sene. Anne olmak güzel ama bedelleri çoooooook ağır.
Ben yuvam için, çocuklarım için koşuştururken, ''O hiçkimse'' başka kollarda heyecan yaşamış. Yaşadığı çirkinlikler ortaya çıkınca da macera yaşadığı kadınlara o..........lar onlar demekte de utanmadı. O kadınlarında demek senin gibi ilgisiz kocaları varmış. ''HASTA''.
Utanmadan donlarını kirli sepetine atabiliyor yüzsüz adam. Ama ben eldivenle o donları çöpe atıyorum, başkalarının vucut salgılarını kendi çamaşırlarımızla yıkatacak değilim.
Heeeeeeeeeeeey, HİÇKİMSE defol git hayatımdan, nerde istiyorsan orda yaşa. Benden sana hayır yok artık. Herne yaşadıysan senin olsun.
Benim payıma düşen ise geride bıraktığım yaşanmamışlıklar.
Hakkımı sana hiçbir zaman helal etmiyorum.