Popüler Yayınlar

Sıttık kızım seni sattık.

Valla sene 1971'di galiba. Yine Ankara Çubuk'a bağlı annem ve babamın öğretmeklik yaptığı bir köydeyiz. Öğretmen olmalarına rağmen çok baskıcı ve tutucuydu anne ve babamız. Belkide kendilerince bizi tehlikelerden korumaya çalışıyorlardı. Özellikle babamdan çok korkardık, ama ben çok hareketli bir kızdım. Bütün köyün kızlarıyla arkadaştım, onlarla yakan top oynar, daha çok dantel örerdik.
İşte Sıttık'ta o arkadaşlarımdan biriydi. Dantel yumağını ölçer parmağımıza dolar yarış yapardık kim daha önce bitirecek diye. O kadar uzun dolardıkki ör ör bitmezdi. Hüzünlü bir sonbahar günüydü, ağaçlar yapraklarını dökmüş çıplak kalmış ama yerler tablo gibiydi. Sıttık geldi çok heyecanlıydı, büyük tencereniz varmı? Misafir gelecekte.. Neyse getirdim verdim ama yine ısrarla misafirler gelecekte dedi birden şimşek çaktı bende, kimmiş misafirler diye sordum, yüzünde rahatlamış bir gülümsemeyle dünürcüler dedi ve koşarak gitti.
Ertesi gün sordum ne oldu verdilermi diye, babam beni çoktan vermiş zaten şimdi istiyorlar. Peki nasıl oldu senin haberin olmadan nasıl vermiş? Babam bana dedikine Sıttık, kızım seni sattık. Bende dedimkine beşibirlik olmadan töbe varmam dedim.
Yaaa işte böyle yaşanmış gerçek hikaye. Merak ediyorum şimdi acaba Sıttık evlendirildiği kişiyle mutlumudur? Kaç çocuğu olmuştur.

Hiç yorum yok: